abone ol: Makale | Yorum

Çorap Kral

0 yorum
Çorap Kral

 

 

 

 

Başlığı görünce masalsı bir dünyaya çıkıyoruz, hadi bakalım zaten çoraplar hak ediyor en çok bu krallık işini diye düşünüyordum. Fakat Çorap Kral başlı başına tek bir macera değilmiş meğer. İçinde tam dokuz ayrı masal/hikaye var. Zaten kapakta uyarmış aslında bizi kitap, “gerçeği gıdıklayan masallar demiş” kendine.

 

Çorap Kral, herhalde hepimizin mağdur olduğu bir durum sebebiyle kavuşuyor krallığına. O teki kaybedilen çorapların, genellikle baza, yatak altına kaçtığını, kanepelerin altını pek sevdiğini biliyoruz. Bir tek, iki tek, e biraz oyuncak, biraz kalem, bolca ıvır zıvır derken azımsanmayacak bir ahali oluşuyor yatakların altında. İşte oradaki tebaanın kralıdır bizim Çorap Efendi. Bir çocuğu masalsı bir atmosferle baza altına taşıyan, Çorap Kral’la tanıştıran ve kitaba ismini veren hikaye bu minvalde. Tabi böyle bir yolculuğun etkileri, anneleri sevindirecek türden. Kahramanımız annesine temizlikte yardım etmeye karar veriyor çünkü. Belki bütün çocukları, bu yolculuğa çıkarmalı.

Melih Tuğtağ’ın hikayeleri –biri hariç- Beyaz Bulut dergisinde yayımlanan hikayeler. İlk hikayede, Allah Allah, bu kurgu ne kadar da tanıdık dedim kendi kendime. Tekrar okumak bazı detayları daha iyi fark etmenizi sağlıyor.

 

Gerçeği Gıdıklayan Masallar

Hikayeler çokça gerçek üstü öğeler içeriyor. Fantastik ve masal karışımı gibi. Geçişler zorlanmadan olmuş.  Çocuklara dair güncel sıkıntılarımızı –fazla teknoloji kullanımı gibi-, çevre sorunları gibi hepimizi ilgilendiren konuları kolayca bir hikayenin içinde kurguya yediriyor yazar. Genellikle bir mesaj içeren metinler hepsi. Yeri geldiğinde yazar bunu açıkça dile getirmekten de hiç çekinmiyor. Zaten okuyucu ile sohbet eder gibi, arada okuyucuya da hitap eden bir dil var.

 

Hikayelerde özellikle dikkatimi çeken bir unsur da, “yerli öğelere” yer verilmesi. Bu detaylar pek keyifli geldi bana. Çeviri eserlerde sevemediğimiz o kültür empozesi ile, işte böyle yerli detaylar vasıtasıyla mücadele edebileceğiz belki de. Tabi çeviri eser, yabancı kültürler olmasın demek değil bu. Aksine bayılırım farklı kültürlere. Fakat bu, insani güzelliğin zenginliğini bize aktardıkça hoş. Tam aksine tek bir tüketim ve varoluş biçimini dayatmak zenginlik değil ki!

Yerel güzel detaylara rağmen ah işte o yukarıda bahsettiğim yabancı kavramlar da yok değil hani. Niye eğlencenin ilk akla gelen adı “parti yapmak” oluyor…

Bütünüyle baktığımızda, Melih Tuğtağ kalemi hep akıcı, enerjik, ve eğlenceli. Çorap Kral da bu özellikleri barındırıyor. Yine de buradan yazara duyuralım, ben daha uzun bir macera okumak isterdim Çorap Kral’dan.

Kitapta siyah beyaz çizimler var. Kesinlikle metni bütünleyen, hoş detayları es geçmemiş çizimler olmuş. Resul Ertaş’ın kalemine, fırçasına sağlık.

Hayvanlar aleminden, tarihten ve teknolojiden, uzaydan ve dünyadan pencereler açan bu hikayeler için şimdiden iyi okumalar.

 

Çorap Kral

Yazan: Melih Tuğtağ

Resimleyen: Resul Ertaş

1.Baskı Ağustos, 2017

128 sayfa

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: