abone ol: Makale | Yorum

Hikayeyi Canlandırmak

0 yorum
Hikayeyi Canlandırmak

Bir akşam misafirim vardı. Misafirimin kitaplardan çok hoşlandığını öğrendiğim minik kızı da yanındaydı. Bir süre sonra çocukcağız büyükler sohbet ederken artık kendi kendine oynamaktan sıkılmış olsa gerek ki ufak tefek sakarlıklara, beni görün sinyalleri vermeye başladı.

Annesi biraz daha yardımcı oldu ona. Bebeğine yatak yaptı, okuması için çantasındaki kitabını çıkardı. Kitabının eksik sayfalarını birlikte yerleştirdiler. Kitabı merak ettim ve izin istedim. Okuyabilir miyim sana, dedim. Ufaklık pek tepki vermedi ama olmaz demediği için bunu onay olarak alıp, tam onun karşısında kitabı okumaya başladım. Küçük bir hikayecikti bu ve okunmaktan ve tabi ki küçük bir çocuk tarafından okunmaktan epey hırpalanmış görünüyordu.

Ben okumaya başlayınca minik de tepki vermeye başladı. Arkadaşım mutlu ve hayretle tebessüm ederek ilk defa çizgi film dışında mimikleriyle bu kadar tepki veriyor, gülüyor bir kitaba dedi. Eh bir çizgi film kadar olmasa da ben de karakterleri, konuşmalarını pek de fena canlandırmıyordum. Sesimi, yüzümün şeklini, elimi kolumu karakterlere uydurmaya çalıştım. Ve dinleyicimin yer yer katılması, güzel tepkileri ile hikayeyi bitirdim.

Üç yaşındaki bir çocuğun ilgi ile okunan kitabı dinlemesi, kitabın resimleri kadar sizin yüzünüzün alacağı şekli de ilgiyle takip etmesi yaşayabileceğiniz nadir güzel anlardan.

Misafirimizi uğurlarken ona bir öykü seti hediye ettim. Kendinden çantalı 10 öyküden oluşan bir set. Minik misafirim içinde oyuncakları, tokaları vs olan bir sırt çantası taşıyordu. Annesinin yönlendirmelerine rağmen hikayeleri çantasına koymadı. Israrla elinde, bazen göğsüne sararak arabaya kadar kendi taşıdı. Ama asıl güzellik ve sıcaklık hikayeyi okurken ve sonrasında yaşandı.

Kuzucuğun çok sevdiği bir saç bandı vardı. Annesinin söylediğine göre asla paylaşılmayan, kimseye verilmeyen kıymetlisiydi. O saç bandı hikaye okuyan teyzeye uzatıldı sessizce. Ve belki de bir saattir bütün hamlelerime karşın iletişim kurmayı reddeden bu minik güzellik, hikaye sonrası tüm kapılarını açtı ve büyük hamleyi giderken yaptı:

Bize gel.

Tabi bu davet karşısında annesi de ben de çok mutlu olduk 😉

Bir kitap işte böyle etkiler yapabiliyor. Minik bir gönlün kapılarını bile kolayca açabiliyor.

 

Rabia Gülcan Kardaş

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: