abone ol: Makale | Yorum

Kekeme Hamlet

0 yorum
Kekeme Hamlet

 

Kekeme bir karakteri olan Gazeteci Çocuk’tan hemen sonra okumak istediğim bir kitaptı Kekeme Hamlet. Diğerinde olduğu gibi burada da “konuşma güçlüğü” çeken hemen hemen aynı yaşlarda bir delikanlı çıkıyor karşımıza. Oğuz Atay’ın kahramanından esinlenerek Hikmet adı konulmuş, “sanki yedim” usulünce para biriktirip, o parayla tiyatro bileti alan, tiyatroya aşık bir genç…

Kitabın kurgusundan da adından da, bu kekeme genç ve tiyatro aşkı birleşecek ve biz onu sahnede göreceğiz diye düşünüyor. Fakat yazar bizi önce ters köşede şaşırtıyor. Hikmet’i tiyatro sahnesinde görmeyi beklerken, hastane odasında, uyutulduğu esnada gördüğü rüyalarda Şekspir ve Hamlet ile konuşurken buluyoruz. Onun bu kadar kötü bir halde hastane odasına düşmesinin sebeplerini tam oturtamamışken, bu defa bir belanın, bin nasihatten daha evla, daha sorun çözücü etkileri ile bir bir kapılar açılıyor. Gerçekten, hep kilitli olan bir kapı açılıyor ve Hikmet’in hayatındaki bazı boşluklar da dolmaya başlıyor. İyileşme süreci, bize olmazları oldura çözümlerin çok da uzağımızda olmadığını bir kez daha gösteriyor.

Hikmet sahneye çıkıyor mu dersiniz? Eh bir Hamlet var neticede kitapta. Bir mi dedim?

Neyse, şimdiden iyi okumalar.

 

Kekeme Hamlet

Doğukan İşler

2.Baskı Kasım 2018

Timaş Genç, 143 sayfa

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: