abone ol: Makale | Yorum

Noktacık

0 yorum
Noktacık

 

Kendini bilmek isteği, kendini bulma çabası… İnsanı pek değerli kılıyor bence… Hayatın gündelik kaosuna kapılıp gitmeyen ruhların derdi… Noktacık aslında onları anlatıyor.

“Siyah, sıradan, küçük bir noktaydı. Kendini çok yalnız ve anlamsız hissediyordu.” Cümleleri ile tanışıyoruz Noktacık ile. Noktacık en yakınlarına sormaya başlıyor “ben kimim?” sorusunu… Öyle ya, insan da bir bilen vardır umuduyla çevresine diker gözlerini bazen, bir bilene sormak ister…

 

En yakınındaki rüzgara sorar kim olduğunu. Rüzgar hemen söylemez Noktacık’a cevabı. Ah burası pek kıymetli bir nokta bence. Biz şimdi özellikle de bir şeyler biliyorsak (bildiğimizi zannediyorsak), söylemeye anlatmaya pek hevesliyiz. Uzman’ız pek çok konuda. (İnstagram uzmanlarla dolu değil mi?) Halbuki aslolan muhatabına buldurmak değil midir? Talep edene, hazır olana söylenmez mi kıymetli bilgiler… Söz yere düşeli çok oldu, hal ehli kalmadı, herkes kal (söz) ehli derseniz, bilemem. Neyse işte, rüzgar efendilik yapar ve Noktacık’ı yola davet eder.. Yolun, yolculuğun insanı/kahramanı olgunlaştıran etkisini kim bilmez…

Her olumsuz cevap da bir şey öğretir

Noktacık bu seyr-ü seferde karşılaştığı başka başka varlıklara sorar kim olduğunu… Aldığı olumsuz cevaplar, en azından kim olmadığını öğretir ona… Sonrası kitapta… Cevabı için kitabı edinmenizi önereceğim. İlkokul öğrencilerine okuduğumda pek sevdiler. Daha küçükler için de rahatlıkla okunabilir.

Kitapta çizim yok. Onun yerine yapraklarla kompozisyon oluşturmuş Fatma İşler. Pek tatlı olmuşlar. Kitabın sonunda bizi de yapraklardan balık yapmaya teşvik eden bir etkinlik var. Adım adım gösterilmiş de nasıl olacağı. Bizim öğrenciler bu fikri pek sevdi.

Şimdiden iyi okumalar.

 

Noktacık

Proje ve Yaprak Uygulama: Fatma İşler

Fotoğraflayan: Mustafa Elmas

Timaş Çocuk, Ocak 2018

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: