abone ol: Makale | Yorum

Temmuz Elması

0 yorum
Temmuz Elması

 

Son zamanlarda okuduğum en iyi ilk gençlik romanlarından biri diyebilirim abartısız olarak. Açıkçası kitabı ilk elime aldığımda, tedirginliklerim vardı. Kitap kısa sürede okuyucu ile buluştu, acaba çok mu duygusaldır, çok mu mesaj ağırlıklıdır vs diye temkinli açtım kapağı. Fakat daha ilk sayfadan okuyanı saran, merak ettiren bir metin ile karşılaştım. Hem “bir dakika ya, çok duygusal ve mesaj veren bir metin değil mi bu yani” merakı hem de “kim taşınıyor, nolmuş, bu karakter kim” vs tarzı kurguya dair merakla okumaya devam ettim. Sayfalar akıp gittikçe sevdim kitabı. Evet, gayet güzel, kaliteli bir eser okuyordum.

Temmuz Elması, 15 Temmuz’un mayaladığı bir kitap ve vatanı için insanın yeri gelip dişi tırnağı ile, yeri gelip aklı, sabrı ile savaşması gerektiğini anlatıyor. Bunu yaparken seçilen zaman ilginç. 15 Temmuz olaylarının üzerinden yıllar geçmiştir. Kahramanlarımız, Ömer, özel kardeşi Halis ve en yakın arkadaşları Halil, şehitlerimizin adını almış delikanlılardır. Ömer ve Halis’in babası bir 15 Temmuz gazisidir. Kalp krizi sonucu vefat ettikten bir müddet sonra aile, teyzelerinin bulunduğu şehre İstanbul’a, büyük babalarının evine taşınır. Burada tanıştıkları Halil ile sıkı dost olurlar.

Halis özel ilgi gereken bir çocuktur ve babasının ölümünden sonra garip kabuslar görmeye başlamıştır. Ömer, bu kabuslar sırasında kardeşinin söylediği kelimenin izini sürer. Ona Halil ve İstanbul’da tanıştıkları, babasının can dostu Yasin Naci de yardım eder (Yasin Naci bizi kitabın sonlarına epey şaşırtıyor). Ömer, babası ve çalışmaları hakkında yeni şeyler öğrenmeye başlamıştır.

Kitabı okurken, yeni bir şehre taşınıp eski mahalleyi bırakmış olmanın, bir baba kaybetmiş ailenin büyük erkek çocuğu olmanın duygu durumlarını ta kalbinizde hissediyorsunuz.

Temmuz Elması, ne 15 Temmuz gölgesinde kalmış bir metin ne de 15 Temmuz ruhu, kitapta bir kuple verilip geçilmiş bir mesaj… Hem edebi açıdan hem de verilmek istenen mesaj açısından gayet dengeli bir metin olmuş. Başkan’la görüşmek üzere olan bir çocuğun büyük bahçe karşısında burada ne güzel top oynanacağını düşünmesi gibi de gülümseten, yer yer burnunuzu sızlatan bir roman.

Milletçe, karşılaştığımız her felaketten sonra ne diyoruz, hepimiz yaptığımız işi en iyi şekilde yapalım. Üzüntünün bizi olduğumuz yere çöktürüp bırakmasına, ümitsizliğe düşürmesine fırsat vermeyelim. İşte Temmuz Elması, bence bir çocuk edebiyatı yazarının kendi alanındaki en güzel katkılarından biri.

Şimdiden iyi okumalar.

 

 

Temmuz Elması

Yazan: Fatma Çağdaş Börekçi

Erdem Çocuk, 144 sayfa

İstanbul 2017, 10+

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: