abone ol: Makale | Yorum

Ya Ay Büyükçe Bir Delikse?

0 yorum
Ya Ay Büyükçe Bir Delikse?

 

Çocuk edebiyatı okurları için Aya Tırmanan Çcuk’un üslubu hiç de yabancı değil. Sanki daha önce tanıdığınız bir yazarı okuyor gibisiniz. Ben de kitabı okurken bir iki defa dönüp dönüp yazarın adına baktım. Emin miydim bu yazarı ilk defa okuduğuma? Elbet çeviri ile alakalı olabilir bu durum. Kitabın orjinalini de görmek gerek belki.

İngiltere doğumlu (1951) yazar, 2010’da çocuk edebiyatı için oldukça önemli görülen Hans Christian Andersen Ödülü’nü kazanmış. Yazarın çocuk edebiyatı yanında yetişkinler için yazılmış edebiyat mahsulleri de bulunuyor.

AyaTirmananCocuk kpk 13

Biz, Aya Tırmanan Çocuk’ta (The Boy Who Climbed into the Moon, 2010) yüksek bir apartmanın bodrum katında oturan ve okula gitmekten hiç hoşlanmayan Paul’ün hikayesi/bir günü ile karşı karşıyayız. Paul anne ve babası okula gitmeme mazeretini kabul ettiği zamanlarda çok mutlu oluyor. O gün de bunlardan bir tanesi.

Hikaye boyunca Paul’ün bodrum katından çıkışına, bir yandan çevresine açılırken bir yandan da cesaret kazanmasına, çekingenliğini atmasına şahit oluyoruz.

Paul hem yeni arkadaşlar ediniyor hem de arkadaş canlısı, her gördüğümde arkadaş sayısını arttırmayı başarıyor gibi iltifatlara mazhar oluyor. Kendisine nasılsın diye sorulduğunda bile çekinerek cevap verirken gitgide daha rahat konuşan, fikirlerini fark eden ve dile getiren birine dönüşüyor.

Aya Yolculuk bir büyüme hikayesi mi? Galiba bununla beraber daha çok kendini keşfetme hikayesi. Ayı keşfetme gibi. Orada herkesin gördüğü-nü zannettiği- bir gezegenin, aslında başka bir şey olduğu fikrini dile getiren –ki bu fikir bir anda ağzından çıkıvermiştir- Paul, hem kendini hem de fikrinin gerçekliğini keşfediyor. Tomurcuk bir çiçeğin açılmasına şahitlik ediyoruz diyebiliriz.

Tabi bu sadece Paul’ün dışarı çıkma hikayesi değil. Hikaye boyunca başındaki kese kağıdından, apartman dairesinden, eski yaşından, aydaki uzak hayatından dışarı çıkan ve birlikte bir masa etrafında buluşan ve mutlu bir tuvale dönüşüp çerçevelenen karakterlere şahit oluyoruz.

Kitapta birçok çocuk edebiyatı eserinde olduğu gibi ilginç karakterler var. Mevzu çocuklara kitap yazmak olunca abartılı karakterleri seviyoruz. Yakından bakınca her insanda diğerlerine göre “fazla” gelen yahut “abartılmış” görünen özellikler elbet vardır. Fakat kurgu içinde tıpkı hayatın kendisinde olduğu gibi bizi şaşırtabilen ama “abartı” gelmeyen karakterleri daha çok benimseyebiliriz diye düşünüyorum.

Kitabı Polly Dunbar resimlemiş, Mine Kazmaoğlu “Türkçeleştirmiş”. Elimdeki 7. Baskı Ekim 2015 tarihini taşıyor.

Şimdiden iyi okumalar.

Rabia Gülcan Kardaş

*Bu yazı ilk olarak Arkakapak dergisi Mart 2016 sayısında yayımlanmıştır.

 

Ay’a Tırmanan Çocuk

David Almond

Çeviri: Mine Kazmaoğlu

Günışığı Kitaplığı

 

 

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir