abone ol: Makale | Yorum

Yasemin ve Ayçekirdeği

0 yorum
Yasemin ve Ayçekirdeği

 

 

 

Bazen, bir yazar olarak, bazı kitapları okuyunca ah keşke ben yazsaydım diyecek kadar seviyor, hayranlık duyuyorum. Bazı kitaplar karşısında ise ilk görüşte aşık olmuş, gözleri parlamış, dili lal olmuş, şaşıp kalmış gibi hissediyorum. Yasemin ve Ayçekirdeği işte tam da öyle bir kitap oldu benim için.

Yasemin, güneşin doğmasını bekleyen bir yavrucak. Önce, herhalde herkes gibi baharın güneşini bekliyor diye okumaya devam ederken, sonra anlıyoruz ki aslında Yasemin’in gözleri görmüyor… Kış geçip de bahar geldiğinde, herkes ilkbahar güneşinin yeniden doğacağını konuşur. Yasemin o sabah en güzel giysilerini giyer ve diğer neşeli çocukların arasına katılır. Fakat güneşi göremez, olduğu yerde donakalır. Annesi, Yasemin durumunu fark ettiğinde ne kadar üzüleceğini bildiğinden, yürekten dualar eder.

İşte o esnada Yasemin bir ayçiçeğine çarpar yanlışlıkla. Ayçiçeği Yasemin’in ne kadar üzgün olduğunu görünce onunla konuşmaya başlar. “Ben de senin gibiyim, gözlerim rahatsız ama görebiliyorum” der ayçiçeği. Yasemin’e güneşi öyle güzel anlatır ki…

Günaşığı… ne güzel bir ifadedir 🙂

Yasemin “Demek bu yüzden senin adını günaşığı koymuşlar” dedi.

O gece annesi de Yasemin’e Işık Ustası’nın hikayesini anlatır. Yasemin’in artık iki güneşi vardır.

“İki tane güneş var; biri büyük, öteki küçük. Küçüğü gökyüzünde, büyüğü ise benim kalbimdedir”

Evet, büyük güneş annesi, kendisi de bir günaşığıdır Yasemin’in…

Herkes güneşi görmek için ilkbaharı beklerken, Yasemin her gün güneşi görür.

İşte böyle. Bir de kitaptan okuyun da, ne demek istediğimi daha net hissedeceksiniz.

Kitabın resimleri de harika. Her biri bir tablo gibi, her biri başlı başına bir masal gibi.

Kendi adıma bu kitabı okuduğum için çok mutlu oldum. Çeşitli engeller çocuk kitaplarında daha çok anılıyor artık. Fakat yetişkinler kendi aralarında konuşurken de, çocuklar için bir şeyler yazıldığında da istiyoruz ki bir acıma duygusu ile yapılmasın bu. Kapanan bir kapının, açılan başka bir çok kapıya işaret edeceği anlatılsın. Hatta hiçbir kapı açılmasa bile, insanı asıl değerli kılanın gören göz, tutan el, işiten kulak dışında bir şey olduğu anlatılsın.

İşte öyle.

Şimdiden iyi okumalar.

 

Yasemin ve Ayçekirdeği

Yazan: Muhenned Al-Akus

Resimleyen: Tayyibe Abdullah

Çeviren: İsmail Avcı

Nar Yayınları, 2016

Al-Buragh for Children’s Culture, 2014

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: