abone ol: Makale | Yorum

Ayasofya’nın Kedisi

0 yorum
Ayasofya’nın Kedisi

Bilge ve arkadaşları, okulda İstanbul Kulübü’ne seçilirler. İstanbul’u tanıtmanın en iyi yollarından birinin de gazete çıkarmak olduğuna karar verirler. Peki gazetede, İstanbul’u anlatmaya nereden başlamalı?

12 yaşındaki bu gençler, bir toplantı yapmaya karar verirler. Bilge toplantıya gitmek üzere evden çıkar ama bir kedinin peşine takılır. Kedi onu, sorusunun cevabını bulması için tarihin sayfaları arasında ama hep Ayasofya çevresinde dolaştırır.

Önce İsidorus ile karşılaşır Bilge, yıl 535. Sonra Mimar Sinan ile tanışır, Ayasofya’nın minareleri yapılırken… Yıl 1535. Böylece Bilge daha yakından şahit olur bu tarihi sürece. Tabi ki sadece bir kısmına. Bu arada ona hiç de sevecen davranmayan kedinin peşinden gitmeye devam eder. Nihayetinde tarih yolculuğunun başladığı parka geri döner. Bir de bakar ki, vakit hiç ilerlememiş. Ve toplantıya yetişir.

Bu tür fantastik hikayelerde, kahramanlarımızın, onun arkadaşlarının yaşananlara şüpheyle yaklaşması, sanırım okuyucu olarak bizi de etkiliyor. Gerek var mı, bilmiyorum.

Ayasofya hakkında çocukların okuyacağı bir şeyler var mı diye arayanlara, kitabı işaret edebiliriz.

Ayasofya’nın Kedisi

Yazan: Yasemin Kahriman

Çizer: Oğan Kandemirolu

Edam, Aralık 2019

76 sayfa, 9+

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: