abone ol: Makale | Yorum

Hayrettin

0 yorum
Hayrettin

Göktürk Alfabesi ile yazılmış tablette acaba ne diyor? Neyse ki kitabı bitirdiğimde bu merakımı giderebilmiştim. Hayrettin, Taşların Sırrı kitabından bahsediyorum.

Bir sınıf hikayesi var karşımızda. Bir yandan yeni gelen öğretmen, bir yandan okulda gösteri yapacak sihirbaz ve her şeyi daha zorlaştıran bir hırsıza dair söylentiler.

Kitap bana, konuya biraz geç girmiş imajı verdi. Hangi taşlar, ne sırrı diye okumaya devam ettim. Okuduğum kısımlar sıkıcı olmasa da, açıkçası ilerledikçe daha çok “sardı” bu kitap beni.

Kitapta bol bol deyim kullanılması dikkatimi çekti, bu güzel bir özellik. Zaten kitap içinde işlenen konulardan biri Türkçemizin kullanılması. Selfie yerine özçekim demek gerekliliği gibi mesela yahut tabelalardaki yabancı isimlerin bize yabancılığı! Ne de olsa taşlar dediği, Orhun Kitabeleri, diğer adıyla –ki bu kitap sayesinde öğrendim- Bengü Taşlar.

Kitapta çocuk karakterlerimizin hem bazı sorunlarla nasıl başa çıktığını okuyoruz, hem de dile dair farkındalık kazanıyoruz. Orhun Kitabeleri hakkında bilgilenmek de cabası.

Ayrıca karakterlerin yer yer didaktik sayılabilecek fakat yerli yerinde değerlerimizden, erdemlerden bahsetmesi de gayet hoş.

Kitapta Göktürk alfabesi de verilmiş. Ne hoş olur, çocukların öğrenmesi, kitapta dediği gibi günlüklerini böyle yazmaları 🙂

Peki ya Şişman Çocuk ve Kız Çocuk İyi mi?

Bu yaşa dair romanlarda, çizgi filmlerde bazı alıştığımız tipler vardır. Mesela zeki çocuk, şişman çocuk, tembel çocuk gibi. Ve bu özellikler abartılır. Şişman çocuk hep çok iştahlıdır, hep yemek düşünür mesela. Sadece titiz kız, temizlik için bir şey yapar. Bu karakterlerin böyle verilmesinden –hepinizin aklına çok izlenen bir çizgi filmdeki karakter de geldi mi?- açıkçası hiç hazzetmiyorum.

Çocuklar sevsin istediğimiz metinler, yapımlar, bazı çocukların kalbini ya kırıyorsa? Kitapta bir de, bir iki yerde kızlara dair yine nahoş ifadeler okumak beni üzdü. Evet belli bir yaş döneminde erkek çocuklar kızları hiç sevmez, aptal, beceriksiz, güçsüz görürler. Bunu kitaplarla normal olarak verirsek, öyle devam edip gitmez mi?

Bir kitapta, kızlarla arası iyi olmayan, kendi kız kardeşini mantıksız gören bir erkek çocuk karakterini yazabilirsiniz. Fakat öyle yazarsınız ki, aslında bunun sadece o çocuğa has bir düşünce olduğunu ve doğru olmadığını okur hisseder.

Lütfen sevgili yazarlarımız. Elbette hayatta şişman, engelli, sıska, mantıksız, güçlü, güçsüz, gıcık insanlar var, kitaplarda da olacak. Fakat onları nasıl konu ettiğimiz çok önemli. Çocukların yüreğine dokunacak çünkü her satır.

Kitap güzel. Bazı noktalar daha hassas bir şekilde gözden geçirilirse çok daha güzel olacak, eminim. Tarihe meraklı, macera seven çocuklara şimdiden iyi okumalar.

Hayrettin

Taşların Sırrı

Yazan: İmran Aksoy

Resimleyen: Ahmet Demirtaş

Nar Çocuk Nisan 2019, 256 sayfa

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: