abone ol: Makale | Yorum

Çok Uzak Bir Deniz

0 yorum
Çok Uzak Bir Deniz

İstanbul, kesinlikle biraz da vapur demek. Vapurda çay içmek, martılara simit atmak, boğazın iki yanını seyretmek, Haliç’te zikzak çizerken manzaranın keyfine varmak… Hepsi paha biçilmez zevklerden, özlenen ve hayali kurulan anlardan…

Kitabı okurken işte siz de o anlara gidiyorsunuz. Benim için daha da özel olan Haliç hattında bir motorbot Deftardar. Denizi çok sevdiği için Haliç’ten ötesini görmek, hatta Marmara’dan açılıp engin denizlerde yol almak istemektedir.

Bir küçük vapurun kahraman olduğu bu roman, biraz hüzünlü aslında. Çünkü sayfalar ilerledikçe öğreniyoruz ki, Defterdar ve arkadaşları çok sevdikleri İstanbul’dan, Tatvan’a gönderilmek üzeredirler. Yazarın verdiği detaylar ve anlatış şekli bunun pek de doğru bir iş olmadığını anlatıyor okurlara.

Bizim Defterdar ise deniz hayali kurmaya devam edip, Van gölüne deniz diyen halkın da etkisiyle, kendini denizde sanmakta, arkadaşlarının gördüğü gerçeği fark etmek istememektedir. Sonunda tatsız bir iki olayın da peşinde sadece Defterdar kalır Tatvan iskelesinde. Ölüme terk edilmiş gibi.

Fakat, onunla çok kere derslerine yetişmiş bir üniversite öğrencisinin vefası Defterdar’a ilaç gibi gelir. Artık okulunu bitiren ve hatta Tatvan’da hocalık yapmaya başlayan bu genç adam, her gün Defterdar’ı biraz daha tamir eder, bakımını yapar. Sonra ikili, insanları bölgeye çekmenin bir yolunu bulur…

Bazı denizcilik terimlerini kitapla öğrendim, buna memnunum. Umarım denizlerimizin, balıklarımızın, vapurlarımızın, kültürümüzün kıymetini vaktinde bilir, geç olmadan emanete sahip çıkarız.

Şimdiden iyi okumalar.

Çok Uzak Bir Deniz

Yazan: Şener Şükrü Yiğitler

Resimleyen: Yusuf Tansu Özel

Günışığı Kitaplığı

106 sayfa, 8+

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: