abone ol: Makale | Yorum

Paylaşmak İstemeyen Lukas

0 yorum
Paylaşmak İstemeyen Lukas

 

“Paylaşmak güzeldir” sloganı olmasa, çocuklara nasıl bu erdemi pratik olarak anlatabilirdik acaba? J Şaka bir yana, küçük yaşlarda paylaşmaya, vermeye alıştırmak çocukları, gerçekten epey zor. Üstelik tam de her şeyde “ben/benim” dedikleri dönemleri yaşarken. Paylaşmak İstemiyorum da okul öncesi çocuklar için paylaşmak konulu bir hikaye.

Aslına bakarsanız kitapta neden bu ismi seçmişler, bilmiyorum. Kitap bitince tekrar, doğru okumadım mı acaba diye, dönüp kapağa baktım hatta. Çünkü Lukas gayet de her şeyini paylaşan bir çocuk. Aslında paylaşmak, bir olanı bölüp vermek, yahut ödünç vermek değil midir? Kahramanımız Lukas’ın son örnek dışında bütün arkadaşlar ile bir değiş-tokuş içinde olduğunu görüyoruz. Böyle paylaşmak mı olur, çocuklar almadan vermeyi öğrenemez ki böyle dedim, o örneklerde…

Boya kalemi karşılığı misket, önlük karşılığı araba, çörek karşılığı gofret… Neyse ki Lukas’ın bahçedeki arkadaşı, Lukas çemberi istediğince, karşılıksız olarak ona çemberi veriyor. Yani gerçekten paylaşıyor. Tabi Lukas seviniyor bu duruma. Ve işte o zaman, epey cömert davranıyor arkadaşına. Fakat bu cömertlik, az önce arkadaşları ile değiş-tokuş yaptığı eşyalarla sağlanıyor. Yani aslında, son örneğe kadar paylaşmayı değil de, değiş-tokuşu görüyoruz. Belki Lukas’ın “paylaşmak istemeyen” yönüdür bu örneklerde karşımıza çıkan.

Kitabın yaş grubuna uygun, tatlı, naif çizimleri var.

Vermek, önemli bir özellik. Çocuklukta kazanıldığında çok daha iyi olacağı da kesin. Özellikle sadaka verileceği zaman, çocuğa verip, onun eliyle bu işi halletmek vs gibi yollar deneyen ebeveynlere selam…

 

Paylaşmak İstemeyen Lukas

Yazan: Nadine Brun-Cosme

Resimleyen: Marie Paruit

Çeviren: Nurçin Şanvar

1001 Çiçek Kitaplar

3+

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: