abone ol: Makale | Yorum

Sessizlik Torbası

0 yorum
Sessizlik Torbası

 

Evinizin sokağa yakın penceresinden insanları görmeden, kelimelerini dinlemek durumunuzda kaldınız mı hiç? Benim en sevdiğim şeylerden biridir, sokak seslerinin kendini işittiren cilvelerini kabul etmek. Gerçi bazen kitapta da olduğu gibi hiç de hoş olmayan şeyler duyarsınız. Pirincin içindeki taştır onlar.

 

 

Kitabımızda da penceresinden içeri süzülen sesleri dinlemeyi çok seven bir çocuk var. Kelimeleri çok sevse de onlardan daha çok yağmurun sesini seviyor. Sesleri duyan -işiten değil sadece- bir çocuk o. Bir gün, kulak verdiği kelimelerin odanın boşluğunda asılı durduğunu fark eder. Üstelik dokunabilir de onlara. Ne güzel olurdu değil mi? Mesela ortanca kelimesi de pıtır pıtır çiçek gibi kabarık mıdır? Belki lavanta kelimesine dokunabilsek, elimize kokusu sinecek…

Onu bilmem ama Sessizlik Torbası’ndaki kahramanımız, kelimelere dokunabildiğini fark edince, sırf geldikleri gibi pencereden uçup gitmesinler diye bir torbaya koyuverir onları. Sonra mışıl mışıl uyur. Halbuki torbaya giren kelimeler bir bir çıkar insanların nasibinden, kimse onları dile getiremez olur. Kötü ve zararlı kelimeler için oh ne iyi bir yöntem! Savaş girsin torbaya! Fakat bir iki derken,  koca bir sözlüğü de torbaya atar çocuk. Kitaplar, gazeteler, anneler, çocuklar kelimesiz kalır. Sokak renksizleşiverir.

Buna bir son vermek için bahar mevsiminde bir kelime bırakıverir çocuk, penceresinden, sonra bir daha, bir daha. Üç kelime yeter de artarken güzel güzel, aç bir köpekçik ki adı Babil’dir, “kemik” kelimesinin kokusunu alır ta sokaktan. Mide derdi uğruna deliniverir torba. Der ki yazar, “her şey büyük bir hızla karışmaya başladı. Olanlar oldu. Bu günlere geldik.”

Sessizlik Torbası belki kelimelerin kıymetini bilmemiz ve onları seçerken daha akıllı, en çok da kalbî davranmamız gerektiğini anlattı bana. Kelimeler dünyayı da, insanları da güzelleştirmek için kullanılınca güzel. Siz ne dersiniz?

Şimdiden iyi okumalar.

 

Sessizlik Torbası

Yazan: Mevlana İdris Zengin

Resimleyen: Dağıstan Çetinkaya

Vak Vak Yayınları, 39 Sayfa

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: