abone ol: Makale | Yorum

Kümese Yeni Bir Civciv

0 yorum
Kümese Yeni Bir Civciv

 

 

Kardeş kıskançlığı üzerine bir kitap olarak karşıma çıkmıştı, kümese gelen yeni civcivi anlatan bu çalışma. Ne kadar tatlı, yeni bir bebeğe civciv nitelemesi, değil mi? 🙂 Ben de o niyetle açtım kapağını…

Yeni yumurtadan epey dertli bir abi var kitapta. Üstelik kimsenin onu anlamaya çalıştığına dair biz iz de yok. Epey dertli yani abimiz ve bizi de bu dertlerine şahit tutuyor. Abi, yumurtayı ormana götürüp, çok uzaklara atmaya çalışıyor! (Eyvah) Çatlayan kabuk neyse ki olumsuz bir şeye sebep olmuyor. Tabi civcivin çıkması abi için yeteri kadar kötü!

Zavallı abi, kendi arkadaşları bile onunla oyun oynamak yerine, minik civcivi sevmek istiyorlar. En kötüsü anne-babası da onu anlamıyor, ona kızıyorlar.

Bir çözüm niyetine ağabeye, eski resimleri gösterilerek, bu devirlerden sen de geçtin gibi bir açıklama yapıldı. Belki böylelikle empati sağlasın istenildi. Gayet de güzel bir seçenek fakat neden diğer zamanlarda abiye resmen kötü davranıldı? Küçük kardeşin eğlenceli bir civciv olmayı abisinden öğreneceğine dair temennilerde bulundu baba. Abinin duygularını anlamak olmadığı gibi, anne-baba onu ihmal eden davranışlarını da telafi yoluna gitmedi.

Kitabın sonundaki “Kardeş Kıskançlığını Yönetmek İçin 3 Altın Öneri” bölümünü okumasaydım, bir okul öncesi hikayesi olarak kitabı tanıtıp bitirirdim yazımı. Fakat önerileri okuyunca şaşırdım. Çünkü yazarın “yapmayın” dediği maddeler, hikayede geçiyordu. Kötüyü gösterip, işte böyle yapmayın demek mi istendi ki, dedim. Fakat yazarın bunları yapmayın, şu şekilde davranın dediği önerilere uygun olarak farklı bir kurgu okumamız gerekmez miydi o zaman?

Ayrıca daha da önemlisi, kitaptaki anne-baba karakteri bu yapılmaması gerekenlerin pişmanlığını yaşayıp, doğru şekilde davranarak çözmüyorlar hadiseyi. “Küçük çocuk bir zamanlar sendin, şimdi de kardeşin… şimdi sıra onda, yapacak bir şey yok” der gibi bir imaj algıladım ben.

Maddeler üzerinden gidelim, kısaca…

Madde 1.Sen büyüdün demeyelim. Kitap sayfa 24: “Son günlerde duyduğum tek bi cümle vardı: Sen artık kocaman bir ağabey oldun!”

Madde 2. Taraf tutmayalım. Kitapta sayfa 17: (Kardeş için) “Hanım hanım koşşş. Bizim kız gaz çıkardı duymalısın.”

(Ağabeye) “Gıdık! Sana kaç kere söyledim toplum içinde gaz çıkarılmaz diye?!”

Madde 3. Her şeyden kardeşi sorumlu tutmayalım…. Ses çıkarma kardeşin uyuyor, şu an oyun oynayamayız.. gibi cümleler biz farkında olmadan iki kardeşin arasını açar.

Kitap sayfa 10: “Yumurtanın yanında ötme, yumurtayı top gibi yuvarlama, yumurtaya kalemle surat çizme, deyip duruyorlardı.”

He kitap nasıl bitti diye sorarsanız, abiye hediyeler alınıp ona özel bir şeyler yapılarak gönlü alındı. Önce kötü davran sonra hediye al. Bu yöntem sizin acılarınızı dindiriyor mu?

Kitabın resimleri sevgili Nur Dombaycı’ya ait. Her sayfada şipşirin çizimler var, sayfaları ısıtıyor. Fakat Nur, o güzelim porselen fincandaki çayın yanında, solucanları görünce içim bir tuhaf oldu 🙂

İşte böyle. Şimdiden iyi okumalar

Neee? Kümese Yeni Bir Civciv mi Geliyor?

Yazan: Hatice Kübra Tongar

Resimleyen: Nur Dombaycı

1.Baskı Mayıs 2018

Hayy Kitap

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: