abone ol: Makale | Yorum

Sevdalı Bulut

0 yorum
Sevdalı Bulut

Bir süredir rahatsız olunca bu hafta istediğim gibi paylaşım yapamadım. Umarım hemen telafi edebilirim, sırada bekleyen kitapların ve çocukların hatırı kalmasın üzerimizde. Hadi Sevdalı Bulut ile başlayalım.

Elimdeki kitap 38. baskı. Nazım Hikmet’in önsözüyle karşılaşıyoruz önce. Orada demiş ki “Bu kitapçıkta, büyük Türk folklorcusu Boratav’ın öğrencilerinin halkın ağzından dinleyip topladıkları bazı masalları kendime göre işledim. Neden diyeceksiniz? O masalları bugünün bazı sorunlarına karşılık vermeye yöneltmek için, masal tekniğini taklit ederek değil, kendim de bazı denemeler yaptım.”

Dediği gibi masallarda bazen bu niyetle eklenmiş cümleler okuyabiliyoruz. Özellikle ilk masallarda sanki yazarın rengi kendini daha çok belli etmiş, gittikçe kaybolmuş. Herhangi bir masal antolojisinden okuyor gibi hissediyorsunuz sonlara doğru.

Edebi bazı katkıları beğensem de, zenginlerin zalim, fakirlerin iyi olduğu yönündeki satırı hiç kabul edemedim mesela. Ayrımcılıksa, işte net ve isabetsiz bir ayırma olmuş bu. İyiler ve kötüler, benim görebildiğim kadarıyla, kendilerini öyle bir sınıfa, bir başka gruba kolayca ait kılmamışlar hep. Hani derler ya, her yerin iyisi de var kötüsü de.

Masalların pedagojik açıdan ne kadar uygun olup olmadığı bir yandan tartışıla dursun, bu masallarda da bu kadar da olmaz dedirten (diken dalları ile dövülen Dünya Güzelinin, yeter delikanlı ben de senin gibi bir yiğit bekliyordum demesi gibi) detaylar okudum, Tabi bir yandan da bin bir güçlükleri yenen iyi kalpli insanlar ve en sonunda kırk gün kırk gece süren düğünler vardı. Acaba, onların hatırına mı hala okuyoruz masalları, diye düşünmeden edemedim.

Sanırım öyle değil. Kadim gelenekten gelip, yılların tecrübesi ve eşyanın arkasındaki hakikati gören gözlerin sözleri ile örülmüş masallar, aslında bize derinden derine çok önemli hayat dersler de veriyorlar. Padişahın kızını alan bir Keloğlan, yani kel, fakir, hakir görülen, bir tek hasta ve yaşlı anası olan, yani toplumun en alt kesimindeki her şeyi ile kel bir delikanlının, piramidin en üstündeki adamın dünyalar güzeli, becerikli, akıllı kızını alabileceğini başka nerede görebiliriz? Bu değil midir bize, görünene aldanma, daha ötede, çok daha derinde başka kurallar işler hayatta dedirten?

Pedagoglar tartışa dursun, biz yetişkinler biraz daha masal okuyalım. Size de iyi okumalar.

 

Sevdalı Bulut

Nazım Hikmet

Resimleyen: Cem Kızıltuğ

YKY, 109 sayfa

38.Baskı

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: